Gözden kaçan veya çoğu zaman kör parmağım kör gözüne tarzında tek günah keçisi sayılan bir etken kitle iletişim araçları. Yani global tabiriyle MEDYA.
Medyanın toplum ve birey üzerindeki etkileri kuşku götürmez. Ancak bu etkileri salt olumlu veya olumsuz nitelemek de yeterli değildir elbet. Uzakları yakın eden, kültürleri birbirine kaynaştıran, kişiye kendi yaşadığı dünyanın dışında da bir dünyanın olduğunu farkettiren, dünyadaki adaletsizlikleri, yanlışlıkları, geçmişte ve günümüzde yapılanları, geleceğin bize neler getireceğini, hangi durumlarda nasıl davranmamız gerektiğini örnekleme yoluyla gözlerimizin önüne seren, kısacası dünyanın yalnızca bizden ibaret olmadığını ispatlayan büyük bir güçtür iletişim kaynakları.
Gazete, telgraf, telefon, televizyon, çağrı cihazı, faks, internet ağı, cep telefonları derken birkaç yüzyıl içinde hızla boyuttan boyuta geçen toplumlara dönüştük. İletişim teknolojisinin gelişmesi sürecinde, gelişmekte olan ülkeler yaklaşık yirmi yıl rötarla olsa da bu açığı kapadı. Şimdi ekonomik ve kültürel açıdan en az gelişmiş ülkelerde bile, cep telefonu, internet ağı, uydu yayınları yer almakta. Ancak bu açık, teknolojik açıdan her ne kadar kapatılmış gibi görünse de, Türkiye gibi hızla değişen ve gelişen bir ülke, toplumsal ve kültürel olarak bu süreci hakkıyla yaşayamamış amiyane tabir ile batının eskimiş teknolojisiyle ilk tanıştığı anda kabak çiçeği gibi açılmaya başlamıştır. Şimdilerde açık en fazla bir yıl bile değilken, teknoloji çok çabuk eskiyen bir sistem haline gelmekte, yenisi geldikçe eskisinin hiçbir değeri kalmamaktadır. İşte teknolojinin yardımı (etkisi demek belki daha doğru) ile dünya tek tip insanların, tek tip toplumların olduğu, değer yargılarının bir bir yitirildiği yeni ve yoz bir değerin oluştuğu yaşanması zor bir yer haline gelmiştir ve gelmektedir. Teknoloji bireyi yalnızlığa alıştırmakta, zamanla yalnızlığa mahkum etmektedir. Kişiler hayatlarında yüzlerini belki bir kere bile göremeyecekleri insanlarla saatlerini harcayabilmekte, o hayal dünyasında, sevinebilmekte, üzülebilmekte, sabahtan akşama kadar beyaz bir ekranın önünde beyinleri bulanana kadar sızmaktadırlar.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



0 yorum:
Yorum Gönder