Pages

Subscribe:

İzleyiciler

Bu Blogda Ara

22 Kasım 2011 Salı


Çocuklarımız da her bir insan gibi haklarıyla doğar. Haklarımız içinde birçok şey barındırdığı gibi en önemlisi eğitim hakkıdır. Çocuklarımızın gelişimlerini tamamlayabilmelerinin ve topluma yeterli bir birey olabilmelerinin yolu eğitimden geçmektedir ve bu yüzden hiçbir çocuğun eğitimi engellenmemelidir. İlk eğitimleri ailede başlar buda oyunla gerçekleşir. Oyun oynamak onların en önemli işi, uğraşıdır. Biz yetişkinler nasıl çalışmakla görevliysek onların görevide oynamaktır. Yetişen her çocuğun eğitiminin sorumlusu aileler ve öğretmenlerdir. Bir çocuğa ne eğitimi vermek istiyorsak bu zorla olmamalıdır. Çocuk kendini hazır hissetmeli ve gelişimide bu eğitime yeterli düzeyde olmalıdır. Eğitim sadece matematik, yazma- okuma gibi eğilimleri içermemektedir, sorulan her soruya çocuğu tatmin edecek cevaplar vermek, önemsediğimizi göstermek, çocukları sadece peşimizden koşan insan yavrusu olarak görmeden onunla paylaşımlarda bulunmakta bir parça eğitmektir.Onları anlayabilmek, iletişim kurabilmek, onlar gibi düşünebilmek istediğimizi verebilmenin tek yoludur.

10 Kasım 2011 Perşembe

Çocukların oynadıkları oyunlar gelecekleriyle ilgili mesajlar verir. Ailelerin yapması gereken çocuklarını iyi gözlemleyebilmektir. Kendileriyle ilgili verdikleri kararlarda özgür olabilsinler ki başarılı ve mutlu olabilsinler.

2 Kasım 2011 Çarşamba

Yaşanan felaketlerin, acıların, kayıpların şiddeti ne olursa olsun büyük küçük herkes etkileniyor ama en çok çocuklarımız etkileniyor. Depremi yaşamayan çocuklar bile medya olsun aile içi konuşmalar olsun duyuyorlar, görüyorlar ve etkileniyorlar. Bu tür felaketlerin sonucunda çocuklarımıza nasıl yaklaşmamız gerektiğini biraz da olsa anlatmaya çalıştım.

1 Kasım 2011 Salı


Tanıttığım bu okulda ben 3-6 yaş dönemimi geçirdim. Bahsetmeye çalıştığım o sıcak aile ortamını çok güzel yaşadım. Öğretmenimle hala irtibat halindeyim. Orada okuduğum süre boyunca hiçbir problem, sorun yaşamadım. Herkesin çocuğunu güvenerek emanet edebileceği bir eğitim yuvası olduğu ve buna inandığım için herkesle paylaşmak istedim.

18 Ekim 2011 Salı

Güzel bir haftasonu programı...

Yako Ve Gemiciler...

Kitapta anlatılan konu Yako’nun merakı üzerine kurulmuş. Arkadaşının getirdiği haber üzerine hemen gidip bilmedikleri şeyin ne olduğunu öğrenmeye çalışıyor.Gidip gördüğü gemi ve insanların değişikliğine kapılıp onlarla beraber denize açılıyor.Onların gittikleri yerlerde daha değişik,yeni yerler gördükçe onlardan da ayrılıp uçarak gezmeye başlıyor.Kitapta kullanılan dil sade,çocukların anlayabileceği basitlikte.Resimlendirmesi benim için biraz kötü ilk üç sayfada Yako hangisi belli olmuyor.İlerleyen sayfalarda Yako’ya verilen mimikler,merak ifadeleri,gemiye yakınlığı uzaklığı çok güzel resmedilmiş.





Kitap hakkında benim genel fikrim; Yako’nun insan canlısı olması,merakını gidermek için keşfe çıkması çok güzel.Fakat Yako’nun ailesine haber vermeden uçup gitmesi,günlerce geri gelmemesi,özgürlüğü biraz fazla.Küçük yaş grubuna bu kitabı okurken bizlerin aklına gelmeyecek sorular sorabilirler.”Ailesine ne oldu?”, “Tanımadığı kişilerin yanına neden gitti?” gibi bunlar bizlerin çocuklarımıza vermeye çalıştıklarımızla ters gidiyor.Eğitici açıdan da pek bir şey göremedim ben bu kitapta.Hikaye olarak güzel,olaylar,olayların gelişmesi güzel ve akıcı ama buradan çıkarılabilecek bir ders bulamadım ben.


                                                           Yazarı: Fazilet ÇILGIN
                                                                  Yayınevi: Ya-Pa

4 Ekim 2011 Salı

Çocukların Gözünden Doğayı Yaşamaya Hoşgeldiniz !

Ege Gözde. Maltepe Üniversite'sinde Çocuk Gelişimi okuyorum.
Bu sitede paylaşmak istediklerim; çocukların doğadaki canlılara olan ilgisini paylaşmak,bir çocuğun hayvanla olan birlikteliğinin çocuklarımıza etkileri, çocukların gözünden hayvanlar nasıl, hayvanların çocukların hayatındaki yeri gibi konular.